Allah, insanları birbirine bağlama konusunda sevgiden daha güçlü bir irtibat unsuru, bir zincir yaratmamıştır. Aslında dünya, köhne bir harabeden ibarettir, onu taptaze ve canlı kılan sevgidir.

Hayatta ise kulakları çınlasın. İlahiyat fakültesinde okurken İslam edebiyatı derdimize giren Çelebi bir hocamız vardı. Çelebi derken gerçek bir Mevlevi yani, Hz. Mevlâna’nın torunlarından.
Onu en çok sınavlarından hatırlar herkes. Ben de çok severdim onun sınavlarını. Bir konu verir ve: “ya şiir ya da yazı yazın bu konu hakkında” derdi. Bense daha çok şiiri tercih eder ve genelde 100 alırdım.

Fakat onu asıl farklı kılan “Birbirimizi sevelim, sevgi çok mühimdir, sevgi bütün kapıları açar” diyen o davudi ve müşfik sevgi çağrısı olsa gerek.
Hatta bir defasında sınıfta Müslümanların dertlerine biraz sertçe ve mücadele tarzında çözüm üreten akımlara mensup arkadaşların itirazları olmuştu. O “insanları sevelim” deyince “hocam bu kafir ve zalimleri sevmemizi nasıl istersin” diye çıkışınca hiç istifini bozmadan ve ses tonunu değiştirmeden yine de sevelim demişti.

İşte bu hocamız 1999 da felç geçirdi. Bütün vücudu felçli idi. Tıbbi müdahele olmuşsa da ümit azdı. Fakat adeta dilinden hiç düşürmediği sevginin kerameti ortaya çıkmıştı. Yavaş yavaş sağlığının düzeldiğini duyduk. Gönlümüze ektiği sevgi tohumları da yeşermiş, meyveye durmuştu. Belliki sevginin meyvesi de onun bahçesine düşmüştü.

Hastahaneden evine çıkarmışlardı. Biz de evine uğradık, duasını alıp hatır sormak için. Hem bize aşıladığı sevginin karşılığı da aynı cinsten olmalı idi. Biz de ona sevgimizi ve iyi dileklerimizi sunmuştuk.
Ziyaretine gitmemize çok mutlu olmuştu ve tam konuşamıyordu. Ama gönlünün sevgi çağrısı bu kez gözlerinden okunuyordu.

- Reklam -

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

3 − one =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.