Gazete, dergi ve kitabın okunmadığı bir ülkede, düşünen ve yazan insanların sesini duyurabileceği tek iletişim aracı olarak internet ve sosyal medya kaldı.

İnternet, içinde her şeyi barındıran, güvenirliği olmayan bir orman. Sosyal medya ise, herkesin kendini “pazarlamaya” çalıştığı, hiçbir kodeksi, yasası olmayan, etik kuralların çiğnendiği bir yalan / sanal dünya. Üstüne üstelik, herkesin her şeyi bildiği, herkesin şair, sanatçı, yazar, çizer, fotoğrafçı, düşünür ve öğretmen olduğu bir garip ortam.

Böyle bir dünyada / ortamda iyi ve güzel şeyler yapmaya çalışmak, insanlara umut ve yaşam sevinci vermeye uğraşmak akıntıya kürek çekmek ya da boş oturmayıp boşa çalışmak gibi bir şey.

Buna rağmen sesimizi duyurabileğimiz tek araç olduğu için, tüm olumsuzluklarına karşın, tüm iyimserliğimizi, hüsnü kuruntumuzu takınıp vaz geçemiyoruz işte.

Mevlüt Asar

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.