Toplayalım ruhumuza yük ettiklerimizi. Bencilliklerimizden başlayalım işe, hep bize yontulsun istediğimiz menfaatleri dağıtalım hak sahiplerine ve bu mutlu etsin bizi.

Bakalım içimize, bakalım daha neler var. Asırlık gamsızlıklarımızı da ekleyelim bencilliklerimizin yanına. Yitirdiğimiz inceliklerimizi bulmak adına bir adım olur belki. Dertliyle dertlenebilmek ne büyük nimet. Olmayanın sofrasında yokluğu paylaşabilmek. Hüzne bulanmış bir çocuğun gözlerindeki nemle ıslatabilmek ruhunu boydan boya.

Öfkelerimizi söküp atalım içimizden bir bir. Kin ve nefretlerimize kurban verdiğimiz cennet misal bir dünyanın ardından yastayız hala. Ulaşmak için yeniden o yamaçlara, ruhun kelepçeleri kavgalar, nefretler, atalım içimizden.

Hasetlerimiz var sonra bizim, haset ettiklerimiz var, dostlarla aramızda duvar duvar. Çalınmaz olmuş kapılar, açılmaz olmuş yürekler.

Toplayalım, bizi yolumuzdan eden nice ruh yüklerimizi, sırtımızda bir ur gibi, dert edinemediğimiz dertlerimizi gafletimizin denizinde boğalım.

Sonra kurutup o denizi, düzelim kervanı yolda. Göçelim dostlar, göçelim baharlara ve bahara çevirelim geçtiğimiz her yeri. Kalmayalım bu mevsim burada, kalmayalım ayazda.

Zamanı geldi, geçmeden, bekleyenleri bekletmeden, fırsatları yitirmeden. Düşelim yollara, yitirdiklerimizi bulmaya…

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.