- Reklam -

Dolayısıyla tarafların boşanması, istisnalar hariç ortak velayeti hiç bir şekilde etkilemez. Türkiye’de ise Alman aile hukukunun aksine  boşanma veya ayrılık halinde Medeni Kanunun 336.maddesi gereğince velayet mutlaka anne veya babaya tek taraflı olarak  verilir.

Almanya’da boşanan bir tarafın Türkiye’ye temelli dönüş arzusu boşanma safhasında sık rastlanan bir durumdur. Bu sebebi ise genelde bir tarafın Türkiye‘den gelin/damat olarak Almanya‘ya gelmesinden kaynaklanmaktadır.

Türkiye‘ye dönmek isteyen taraf çocuğu istediği gibi götürebilir mi?

Elbette götüremez. Almanya’da velayetin ortak olması bir eşin tek taraflı olarak çocuğun geleceği, maddi ve manevi kişilik gelişimini etkileyecek böyle önemli bir kararı veremeyeceği anlamına gelir. Zira ortak velayetin anlamı çocuk ile ilgili önemli kararları birlikte almak demektir. Yerleşim yeri/ülke değişikliği böyle önemli bir kararlardan biridir.

Durumun böyle olduğunu bilen dolayısıyla boşanma ya da velayet davasını açmadan çocuk ile Türkiye‘ye kaçmak isteyen birçok anne veya baba mevcuttur. Bunların amacı ortak velayetin olmadığı Türkiye‘de boşanma/velayet davasını açmak ve çocuğun Almanya‘ya geri dönmesini engellemektir.

Peki bu tehlike veya niyeti fark eden diğer eş ne yapabilir? Nelere dikkat etmesi gerekir?

Öncelikle belirtelim ki, çocuk bir kere Türkiye‘ye götürüldüyse onu geri getirmek “Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi” hükümlerine göre mümkün olsa da bu uygulamada gayet zor ve bir dizi masrafı yüksek dava açmayı gerektirmektedir.

Ama eşinizin çocuğu alıp Türkiye’ye kaçacağını biliyorsanız veya bu yolda duyum aldıysanız bunu Almanya’da iken engellemek mümkün olabilir.

Bunun için hemen bulunduğunuz yerdeki yetkili aile mahkemesine (Familiengericht) açacağınız bir tedbir davasıyla çocuğun yurtdışına çıkışına yasak koydurabilirsiniz.

Dava tedbir davası şeklinde açıldığı için mahkeme çok kısa süre içinde duruşma günü verecektir. Alman hukukunda çalışan meslektaşlarımızın verdiği bilgiye göre genelde bu duruşma 1-2 hafta içinde görülmektedir.

Durum çok vahim ve gecikmesinde zarar umulan bir hal varsa mahkeme sunacağınız delillere göre duruşmasız dosya üzerinden sınır polisine haber gönderip çocuğun yurtdışına çıkamayacağına hüküm edebilir.

Elbette ki, kararın nasıl ve ne kadar sürede çıkacağı sizin ne kadar sağlam ve inandırıcı delil sunacağınıza bağlıdır. Elinizde sadece tahmin veya şüphe olması ile çocuğu kaçıracak eşin gizlice almış olduğu bir uçak bileti mahkeme nezdinde farklı değerlendirilecektir. Ne kadar net ve şüpheden uzak bir şekilde eşinizin çocuğu kaçıracağını ispatlıyabiliyorsanız o kadar daha avantajlı durumdasınız demektir.

Bu durumda çok dikkatli olmak ve gereken hukuki adımları zamanında ve doğru olarak atmak gerekir. Şayet işlemler bir avukat aracılığıyla yapılacaksa bu son dakikaya bırakılmamalı mümkün olan en kısa zamanda avukata ulaşmak ve hazırlıklara başlayıp girişimde bulunmak gerekir.

Çocuğunu eşinden habersiz yurtdışına kaçırmaya teşebbüs eden taraf şayet hukuken engellenebilirse daha sonra Almanya‘da açılacak davalarda mahkeme nezdinde olumsuz bir izlenime sahip olacağının da bilinmesi gerekir. Kendi çocuğunu eşinden kaçıran birinin iyi bir anne veya baba olamayacağı kanaatiyle velayetin diğer eşe tek taraflı olarak verilmesine sebep olunabilir.

- Reklam -
Önceki İçerikEuro/TL kuru rekor tazeledi
Sonraki İçerikAlmanya iş dünyası moral buldu

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

one + nine =