(Bir destânın yıldönümü münâsebetiyle)

Bir destan yazıldı bir asır evvel

Düşürmemek için yere Hilâl’i

Zira yüklenmişti tam yedi düvel

Yurdumun üstüne kuzgun misâli

Koskoca bir ümmet Boğaz’a koştu

Hakkın hatırını eyleyip âli

Şehâdetti çünkü en kutsal muştu

Çarpıştı, hiç kalmasa da mecâli

 

Bu zor günde kadın ile kız ile

Savaştı bu millet, önde ricâli

On beşlik kınalı kuzular bile

Tabyalarda göze aldı cidâli

 

Çanakkale bir destandır nihâyet

Bu destana yetmez düşman hayâli

Korudu gözünden bile bu millet

Düşmanın göz diktiği İstiklâli

 

Vatan Mukaddestir

Vatan mukaddestir, toprak emanet

Emanete etme sakın hıyânet!

Düşman sardığında bu aziz yurdu

Onu dedem imânıyla durdurdu

Yazarın pek yakında piyasaya çıkacak şiir kitabından

3 YORUMLAR

  1. Fotoğrafın Çanakkale ile bir ilgiis yoktur. Kazım Karabekir’in bir kitabından alınmadır.
    Osmanlı Devleti ciddi bir devletti ve Çanakkale’de hiç bir zaman çocuk asker olmadı.
    Lütfen fotoyu değiştirin.
    Saygılar.

  2. Öncelikle yorumunuzdan dolayı teşekkür ederim. Elbette Osmanlı Devleti ciddi bir devlettir. Gerek harb-i umumi’de gerekse önceki savaşlarda hiçbir zaman 18 yaşın altında çocuklar askere alınmadı. Hatta bu kanunen yasaktı. Osmanlı’nın son dönemlerinde eli silah tutan her yetişkinin cephede savaştığı yıllarda, ergenlik yaşına girmemiş çocuklar daha ziyade cepheye harp techizatı nakliyesinde ve birçok cephede de düşmanın dikkatini çekmedikleri için istihbarat toplamada kullanılmıştır. 120 filminde 12-17 yaş arası çocukların Vaka-i Hayriye’ye kadar (1826) Cebeci Ocağı’nın yaptığı vazifeyi ifa etmiş ve Doğu Cephesi’ne cephanelik taşımışlardır. Bir de gerek Sarıkamış’ta gerekse Çanakkale’de omuzuna mavzer alıp savaşmış çocuklarımız da vardır. Bu hususta Sarıkamış’ta ün yapmış Erzurumlu 80 çocuğu ve Çanakkale’de gönüllü bombacılık yapmış 13 yaşındaki Ali Reşat Çavuş ve arkadaşlarını zikretmek gerekir. Her ne kadar kanunen uygun görülmese de gönüllü olarak savaşmış çocuklarımız vardır. Komuta kademesinde hiçbir subay buna karşı çıkmamıştır. Bununla ilgili o dönem Çanakkale’de bulunmuş olan Alman gazeteci Karl Vollmoeller’in hatıralarını yayınladığı Berliner İllustrierter Zeitung’un arşivlerine girilebilir.
    Bir de ‘Hey onbeşli’ türküsünde adı geçen Tokat ve civarınıın 15 yaşındaki yağız delikanlılarının da sadece cepheye mermi ve erzak taşımadıklarını bizzat savaştıklarını biliyoruz. Benzer 15liler de resimde İstiklal Caddesi’nde resmi geçit yapan çocuklarımızdır. Bu çocukların cephelerde savaştıklarına dair belgeler var.
    Harplerde gönüllü çocukların bizzat ellerinde silahla savaştıklarını belgeleyen ve İstanbul Üniversitesi’nde yıllarca tarih akademisyenliği yapmış olan bir dostumun geniş çaplı arşiv çalışmalarına bakılabilir.

    Hürmetle
    Said Gül

  3. Öncelikle yorumunuzdan dolayı teşekkür ederim. Elbette Osmanlı Devleti ciddi bir devlettir. Gerek harb-i umumi’de gerekse önceki savaşlarda hiçbir zaman 18 yaşın altında çocuklar askere alınmadı. Hatta bu kanunen yasaktı. Ergenlik yaşına girmemiş çocuklar daha ziyade cepheye harp techizatı nakliyesinde ve birçok cephede de düşmanın dikkatini çekmedikleri için istihbarat toplamada kullanılmıştır. 120 filminde 12-17 yaş arası çocukların eskiden adına cebeci denen askerin yaptığı vazifeyi ifa etmiş ve Doğu Cephesi’ne cephanelik taşımışlardır. Bir de gerek Sarıkamış’ta gerekse Çanakkale’de omuzuna mavzer alıp savaşmış çocuklarımız da vardır. Sarıkamış’ta ün yapmış Erzurumlu 80 çocuk ve Çanakkale’de gönüllü bombacılık yapmış 13 yaşındaki Ali Reşat Çavuş ve arkadaşlarını zikretmek gerekir. Her ne kadar kanunen uygun görülmese de gönüllü olarak savaşmış çocuklarımız vardır. Bununla ilgili o dönem Çanakkale’de bulunmuş olan Alman gazeteci Karl Vollmoeller’in hatıralarını yayınladığı Berliner İllustrierter Zeitung’un arşivlerine girilebilir.
    Bir de ‘Hey onbeşli’ türküsünde adı geçen Tokat ve civarınıın 15 yaşındaki yağız delikanlılarının da sadece cepheye mermi ve erzak taşımadıklarını bizzat savaştıklarını biliyoruz. Benzer 15liler de resimde İstiklal Caddesi’nde resmi geçit yapan çocuklarımızdır. Bu çocukların cephelerde savaştıklarına dair belgeler var.
    Harplerde gönüllü çocukların bizzat ellerinde silahla savaştıklarını belgeleyen ve İstanbul Üniversitesi’nde yıllarca tarih akademisyenliği yapmış olan bir dostumun geniş çaplı bilimsel çalışmalarına bakılabilir.
    Hürmetle.
    Said Gül

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.