- Reklam -
Saltanat için siyaseti kullanan Muâviye’nin her türlü saldırısına maruz kalan İmâm Ali, zamanın duyarsız insanlarından ümidini kesmiş olmalı ki şöyle demiştir: ”Halden anlamayan kimseye zulüm, haksızlık ve zararı anlatmakta yarar yoktur.” Demek ki yiğitlerin pîri İmâm Ali dahi insanların vurdumduymazlığı karşısında haksızlıkları dile getirmenin bir faydası olmayacağı kanâatine varmış.
Bununla beraber her türlü kötülük ve haksızlığa maruz kaldığı halde ”Tahammül bütün kötülüklerin mezarıdır.” buyuran İmâm Ali, bir başka sözünde ise şöyle söylemiştir: ”Kötülük artınca sabır ve tahammülü fazlalaşan kişi, iki taş arasında ezilen misk gibidir.” Bu sözünden de anlıyoruz ki kötülüklere sabır, aynı zamanda insanı olgunlaştıran, maneviyâtını artıran önemli bir dinamiktir de.
Zulüm ve haksızlıklar karşısında sessiz kalan, haklı ve haksızı ayırt etmekten ve haklıya destek vermekten kaçınan insanları gören İmâm Ali, şu tespiti de yapmıştır: ”Vefâ duygusu tükendi, yardım ve ümit kalmadı. İnsanlarda sabırsızlık ve isteksizlikten başka bir şey ortada kalmadı.”  Demek ki iyi, doğru ve dürüst insanların desteklenmemesi, bu insanlarda ümidin tükenmesine de zemin hazırlamaktadır.
İnsanlar hakkında düşülen ümitsizlik ve karamsarlık ise gerçek dost bulmayı zorlaştırmakta, insanların zamanla yalnızlaşmasına neden olmaktadır. Fakat her şeye rağmen; ”İnsanların acizi bir ömür yaşayıp da bir dost edinemeyendir. Ondan daha acizi ise dostunu kaybedendir.” diyerek yine de insan hayatında hakîkî bir dostun olmasının önemine vurgu yapan İmâm Ali, kimlerle dost olunması gerektiğini de tarif eder: ”Muhabbet ve sevgi ehliyle dost ve arkadaş ol. Çünkü bu tür kimseler kerâmetlerle kuşatılmışlardır.”
Bir dost bulamamanın acısını çeken ve Kul Himmet’i üstad kabul eden âşık İbrahim, gün akşam olana kadar, yani ömür sermayesi tükenene değin yaşadıklarını ne de güzel anlatmış:
Seyyah oldum şu âlemi gezerim
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Kendi efkârımla okur yazarım
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
İki elim gitmez oldu yüzümden
Âh ettikçe kan yaş gelir gözümden
Kusurum gördüm kendi özümden
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Bozuk şu dünyanın düzeni bozuk
Tükendi dâneler kalmadı azık
Yazıktır şu geçen ömüre yazık
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Gene kırcalandı dağların başı
Durmadan akıyor gözümün yaşı
Verdiği emeği alıyor kişi
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Kul Himmet Üstadım ummâna daldım
Gidenler gelmedi bir haber alam
Abdal oldum çullar geydim bir zaman
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
- Reklam -
Önceki İçerikSon ankette Erdoğan ‘ilk kez’ ikinci sıraya düştü
Sonraki İçerikÇift emekli gurbetçiden Türkiye yorumu: ‘Emekli maaşlarına zam yapılmasın, ekonomi çok iyi’

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

2 × 5 =