- Reklam -

İnsan bu yönüyle Hünkâr’ımızı tanıdığında onun, Hacıbektaş Dergâhı Postnişini Çelebiler tarafından Dede ve Babalara irşâd/manevî eğitim için verilen izin belgelerinde (İcâzetnâme/Şecere) yazan Tâcü’l-Ârifîn (Allah’ı bilenlerin tâcı) ve Gavsü’l-Vâsilîn (Allâh’a ulaşanların başı) ifadelerini ne kadar da hak ettiğini görmektedir.

İnsan psikolojisi üzerine asırların getirdiği birikim ve kendi klinik ve teorik araştırmaları neticesinde kitaplar yazan Erich Fromm, Alfred Adler, Gustav Jung veya Abraham Maslow’un eserlerinde bu kadar net tespit ve tanımlamalar bulmak mümkün değildir.
Hacı Bektâş-ı Velî Hazretleri teorisini oluşturduğu; kişisel ve ahlâkî gelişim ilkeleri şeklinde isimlendirebileceğimiz âdâb ve erkânı önce kendisi yaşayarak dervişlerine rol model olmuş, onları bu ilkelere uygun bir şekilde yetiştirerek de bir dünya eğitimcisi haline gelmiştir.
Eline icâzetnâme verip irşâd için görevlendirdiği her bir mürşid, ilim, irfân, sabır, şefkat ve merhametiyle gittiği yerleri Hızır misali yeşillendirmiş, ölmeye yüz tutmuş rûhları iman, ikrâr, himmet ve nefesleriye canlandırmıştır. Onun öğretisi sadece on üçüncü yüzyılı değil, üçüncü bin yılı dahi aydınlatacak güç ve kudrettedir.
Hünkâr’ımızın kıymetini bilenlere aşk olsun! Allah bizleri, onun ilim ve irfânına talip olanlardan, edep, erkân ve yolunu takip edenlerden eyleye. Himmet, mürüvvet ve bereketini üzerimizden eksik eylemeye.
          
           Musa Kazım Horasânî
- Reklam -
Önceki İçerikAlmanya’nın dev şirketi Türkiye’den çıkıyor
Sonraki İçerikNRW’de 8 polis meslekten atıldı

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

4 × one =