Almanlar’ın “Fremdschämen” dedikleri harika bir kelime var mesela. “Fremd” Almanca’da “yabancı” “schämen” ise “utanmak” anlamına geliyor. “Başkası adına utanma”. Yani yaşanan herşeyden kendini sorumlu tutma hali.

Yabancı bir ülkede yaşıyorsunuz. Göçmenlerin kaba davranışlarını gördükçe yerin dibine geçmeniz gibi birşey. Ne çok yaşıyoruz bu duyguyu değil mi? İçimizden “herkes aynı değil ki” diye haykırışımızın pratikteki karşılığı bir anda yok olup gidiyor. Fremdschämen halleri…

Bir kelime daha var aşık olduğum: “Weltschmerz”. Bir Alman dostuma bu kelimeyi çok sevdiğimden bahsettim. Beni biraz depresif buldu.
Welt, Almancada dünya demek. Schmerz ise ağrı, acı… ‘Dünya acısı, ağrısı’ diye tercüme ediliyor.

Birebir çeviriye hapsetmek ona büyük haksızlık. Zira hayli derin bir anlamı var.
Alman dili üzerine yaptıkları çalışmalarla ünlü Grimm Kardeşler ”dünyanın kifayetsizliğinden ötürü duyulan derin keder, üzüntü” olarak tanımlamış bu kelimeyi.
Nobel ödüllü Alman şair/yazar Thomas Mann’ın tanımı en manidari: ”Yaşama acısı” Kelimenin bana hissettirdiği anlam ise “yaşama sancısı” Herşeye rağmen hayata tutunmaya çalışırken çekilen sancı…

Daha birçok anlam yükledim kendilerine. Oğuz Atay tehlikeli oyunlar kitabında “Kelimeler, Albayım, bazı anlamlara gelmiyor” diyor ya… İşte bu kelimeler o anlama geliyor.

Buket Güney

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

three × 5 =

Yorum onaylama sistemi etkin; yorumunuzun yayınlanması biraz zaman alabilir.