Irkçıları, kindarları ve cimrileri anlamıyorum demiştim. Çünkü bu duygaları şahsen tanımıyorum, bana göre muamma.

Yüce Allah bile nice hatalarımızı ve suçlarımızı affediyorken, biz insanlar arasında neden bu kadar kindar var? Garip olan, bu kindarlar genelde kendileri Allah tarafından ve suç işledikleri diğer insanlar tarafından af edilmek istiyorlar, fakat kendileri ise başkalarına karşı kin besleyip, nefret edip hatta intikam alma duyguna kapılıyorlar. Oysa affetmek büyüklüktür, sırf güçlü ve iyimser insanlar affedebilir bence.

Çünkü affetmek güçten ve iyilikten doğar ve aynı zamanda ilahidir benim görüşümde. Ancak zayıf veya kötümser insanlar affedemezler oysa hepimiz hatalar yapıyoruz, bir kısmımız hatta suç işliyor.

Fark şu: Hata bilinçsizce yapılır, suç ise bilinçli ve kasten yapılır. Bana karşı da geçmişte suç işleyen, beni derinden üzen ve yaralayan insanlar oldu, fakat ben her birini affetim. En kötü ihtimalde kin veya nefret duymadan sadece kontağımı kesip, o şahısları Allah’a havale ediyorum çünkü yanılmak insancıldır.

Aslında kindarlar içten çok mutsuz olmalı çünkü kin, nefret ve intikam duygaları çok olumsuzdur. Bu negatif duygular aslında insanın bizzat kendisini de yıpratır.

Ben insani duyguları renklere benzetiyorum: ırkçılık, kindarlık ve cimrilik siyahtır, çünkü hayatı başkalarına zindan edebilir ve aynı zamanda bizzat kendisine de zehir edebilir.

Oysa hoşgörü, bağışlamak ve cömertlik bence sarı rengi temsil eder, çünkü sıcak ve samimidir. Sarı adeta insanın içini ısıtır. İnanın bana, hayat çok kısa, kin gütmeye ve nefret etmeye hiç deymez.

Sevil Arduç

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

one × 3 =