- Reklam -

HABER MERKEZİ – Almanya, ABD, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İsveç, Kanada, Norveç ve Yeni Zelanda’nın Ankara büyükelçisinin 18 Ekim’de yayınladıkları ortak “Kavala Bildirisi”ne Türkiye çok sert cevap vermişti.

Büyükelçiler, ertesi gün Dışişleri’ne çağrılarak uyarılmış, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 23 Ekim’de, “Talimatı Dışişleri Bakanımıza verdim.

Bu 10 büyükelçinin bir an önce istenmeyen adam ilan edilmesini hemen halledeceksiniz dedim” ifadelerini kullanmıştı. Bildirinin, Biden yönetiminin Türkiye karşıtı adımlarının son halkası olduğu ortaya çıktı.

İTİCİ GÜÇ OLDU

Gazetenin Carlotta Gall imzalı haberinde, “Biden yönetimi, başkanın insan hakları ihlallerinden sorumlu ülkeleri açıkça hedef alma politikası çerçevesinde, mektubun arkasındaki itici güçtü” bilgisi paylaşıldı.

Biden, 3 Kasım seçimleri öncesinde 16 Ocak 2020 tarihinde yine New York Times editörleriyle gerçekleştirdiği mülakatta Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan açıklamalarda bulunmuştu.

İÇ SİYASETE MÜDAHALE MESAJI

Biden, başkan olduktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı farklı bir yaklaşım izleyeceğini belirterek, “Erdoğan’ın bedel ödemesi lazım. Benim (geçmişte) yaptığım gibi halihazırda mevcut durumdaki (muhalefet) liderliğindeki unsurlarla doğrudan temasa geçip Erdoğan’ı yenmeleri için onları daha güçlü bir konuma getirmeli ve onlardan daha fazla yarar sağlamaya çalışmalıyız” ifadeleriyle Türkiye’nin iç siyasetine müdahale mesajı vererek skandala imza atmıştı.

- Reklam -
Önceki İçerikAlmanya’da gurbetçilerin oturduğu eve saldırı! ‘Olay gecesinden beri uykusuzum’
Sonraki İçerikABD’deki Halkbank davası ne olacak?

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen Adınızı yazınız.

twelve + nineteen =