İsveç’te yasal çalışma ve oturma izni olan ailelerin çocuklarına yönelik sınır dışı kararları kamuoyunda infiale neden oluyor. 8 aylık bir bebeğe gönderilen oturma izni noktasındaki ret kararı ve 18 yaşına giren gençlerin ailelerinden koparılarak sınır dışı edilmesi, ülkedeki katı göç politikalarını yeniden tartışmaya açtı.
İsveç Göçmenler Ofisi’nden 8 aylık Emanuel bebeğe gönderilen oturum izni reddi ve İran’a sınır dışı kararı, ülkede büyük yankı uyandırdı. İsveç Radyosu SR tarafından duyurulan olayda, ebeveynlerinin İsveç’te yasal olarak çalışmasına rağmen, bebek için yapılan başvurunun yeni yasal düzenlemeler nedeniyle reddedildiği belirtildi.
Başbakan Ulf Kristersson, Ekot haber programına yaptığı açıklamada durumu “çok garip” olarak nitelendirerek, “Küçük çocukları aileleri olmadan sınır dışı etmiyoruz” dedi. Ancak uzmanlar, bu durumun bir istisna olmadığını, değişen yasaların bir sonucu olduğunu vurguluyor.
İsveç’te son dönemde özellikle 18 yaşına giren göçmen gençler benzer bir tabloyla karşı karşıya kalıyor. Eğitimlerini sürdüren, ehliyet alan ve hayatlarını İsveç’te kuran gençler, reşit oldukları gün sınır dışı tebligatlarıyla sarsılıyor. Aileleri ve küçük kardeşleri oturum iznine sahip olmasına rağmen, 18 yaşını dolduran gençlerin “yetişkin” sayılması ve aile bağlarının oturum için yeterli kriter görülmemesi bu kararların temelini oluşturuyor.
Hükümetin getirdiği yeni düzenlemelerle birlikte, çalışma izni üzerinden oturum alabilmek için gerekli olan asgari maaş sınırı yaklaşık 3.000 Euro’ya yükseltildi. Bu miktarın 3 bin 300 Euro’ya çıkarılması bekleniyor. Bu durum, özellikle sağlık ve bakım sektörü gibi kritik alanlarda çalışan birçok göçmenin oturum iznini tehlikeye atıyor.
İsveç İltica Hakları Merkezi, sınır dışı kararlarındaki artışın tek bir yasadan değil, bir dizi kararın birleşiminden kaynaklandığını belirtiyor. Nisan 2025’ten itibaren, sığınma başvurusu reddedilen ancak bir işi ve düzeni olan kişilerin “çalışma göçmeni” statüsüne geçme hakkı kaldırıldı. Emanuel bebeğin durumunda da ebeveynlerinin bu hakkı kullandığı, ancak bebek doğmadan önce bu imkanın kapatıldığı ifade edildi.
Muhalefetteki Yeşiller, Sol Parti ve Merkez Partisi, aile bağlarının esas alındığı yaş sınırının 21’e çıkarılması ve “insani durum” istisnalarının geri getirilmesi için ortak bir yasa önerisi hazırlıyor. Sosyal Demokratlar ise Dagens Nyheter gazetesine yaptıkları açıklamada, hukuki durum netleşene kadar sınır dışı işlemlerinin derhal dondurulmasını talep etti.
Göç Bakanı Johan Forssell ise P1 radyosunda yaptığı açıklamada, “Göçmen karşıtı değilim, ancak karşılığında hiçbir şey talep etmeyen göç politikasına karşıyım” diyerek, lise mezuniyetine kadar gençlere imkan tanıyacak yeni bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını ancak bunun zaman alacağını belirtti.
