Aleviler takiye mi yapıyorlar?

Adeta Alevilerin aklı, geçmişi, yiğitliği, inancı ve ibadeti ile alay edercesine birtakım söylemler dillendiriliyor.

REMZİ KAPTAN 16 Şubat 2026 YAZARLAR

Bu söylemleri açmak, gerçeğini ortaya koymak ve kafa karışıklığı yaşayanlara ışık tutmak boynumuzun borcudur.
Gelelim bu söylemlere…
Bu söylemlerden birisi şöyledir: “Aslında Alevilerin Hz. Ali ile Hz. Muhammed’e inanmadıkları; katliam ve baskılardan dolayı inanıyormuş gibi yaptıkları; Alevilerin peygamberle, Hz. Ali ile, 12 İmamlar ile inançsal ve başka hiçbir şekilde bir bağlantısı olmadığı” şeklindedir.
Biz Aleviler katliamlardan kurtulmak, baskılardan korunmak için, inanmadığımız halde inanıyormuşuz gibi mi yapmışız asırlardır?
Yani Alevilerin ataları korkak, cesaretsiz, pısırık oldukları için mi takiye etmişler?
İbadetimiz, ilkelerimiz, değer ve geleneklerimiz bu durumda takiye mi oluyor?
Bu söylemlerin sahiplerine göre; evet, Aleviler takiye yapmışlar.
Bu durumda bu söylemlerin sahipleri kendi akıllarınca söylemlerini detaylandırıyorlar: “Aleviler korunmak için takiye yaptıkları için ve şimdi her şey açık olduğundan, artık takiye yapmaları gerekmiyor.”

Peki, ne olması gerekiyor?

Alevilerin Hakk-Muhammed-Ali inancından, değerlerinden, gelenek ve ilkelerinden vazgeçmeleri gerekiyor.
Onlar böylelikle Alevileri kendi ideolojik ve dinsel çıkarlarına uygun bir toplum haline getirmek istiyorlar.
Olayın özeti ve arka planı bu şekildedir.

Tüm bu akla ziyan söylemlerin, gerçekmiş gibi dayatılan yalanların, doğru diye sunulan yamuklukların özü şöyledir: Alevi toplumunu asıl inanç değerlerinden uzaklaştırmak ve kendi ulusal, sınıfsal, ideolojik yapılarına arka bahçe haline getirmek.
Şimdi gelelim bu söylemlerin tutarlılığına.

Diyelim ki Aleviler baskıdan korunmak, katliamlardan kaçınmak için Hz. Ali’ye tabi olduklarını, Ehlibeyt bendesi olduklarını söylediler; yani takiye yaptılar.
Bu durumda artık Alevilerin katledilmemesi, baskı altında olmaması, zulüm görmemesi gerekirdi, değil mi?
Ama bakıyoruz; tarihten günümüze Aleviler hep baskı, zulüm ve katliam cenderesinde.

Bu durumda bu işte bir tuhaflık yok mu?

Bu nasıl bir takiyedir ki Alevilere baskı ve zulüm olarak yansıyor?
Bu bile apaçık bir şekilde ortaya koyuyor ki Aleviler takiye yapmıyor; gönülden, aşk ve tutku ile Hakk-Muhammed-Ali inancına bağlılar.
Hakk inancına inandıkları ve hakikat yolunda yürüdükleri için her bedeli göze almış ve inançları için sayısız bedel ödemişlerdir.
Aleviler eğer takiye yapsalardı Selçuklu’da katledilmez, Yavuz döneminde amansız kıyıma uğramaz ve günümüzde en ağır baskılara maruz kalmazlardı.
Aksine Aleviler, inançlarını göğüslerini gere gere dile getirdikleri için; zalimin zulmüne inat inançlarından taviz vermedikleri, yani takiye yapmadıkları için katledildiler.
Aleviler takiye yapsaydı egemen olanın inancına sığınır, onlardan olurlardı.
Oysa Aleviler inançlarını korumak namına dağ başlarını mekân tuttular, zindanları hiçe saydılar, en vahşi kıyımlara dahi zerre taviz vermeden göğüs gerdiler.
Takiye yapan bir topluluk neden bunca korkunç bedel ödesin ki?
Aleviler takiye yapmadılar.
Aleviler gönüllü bir şekilde, doğru buldukları ve inandıkları için Ehlibeyt bendesi oldular.
Aleviler hiçbir zaman takiye yapmadılar; aksine inançlarına ve değerlerine ölümüne bağlı kaldılar. Bağlı kaldıkları için cümle âlem bilir ki Aleviler yiğit, mert ve yalansız insanlardır.

ÖNE ÇIKANLAR