Alevi, Bektaşi ve Kızılbaş

Bazı kimseler, sırf bilgili görünmek adına insan zekasıyla alay edercesine birbiriyle çelişen veya lüzumsuz kavramlar kullanıyorlar.

REMZİ KAPTAN 23 Ağustos 2026 YAZARLAR
Alevi, Bektaşi ve Kızılbaş kavramları da ne yazık ki bu anlayışla ele alınıyor. Sanki bu kavramlar farklı inançları temsil ediyormuş gibi özellikle ayrı ayrı vurgulanıyor. Peki, bu kişilere şu soruları sormak gerekmez mi:
Bektaşi veya Kızılbaş olan biri Alevi değil midir?
Alevi kavramını kullanıyorsanız, neden yanına ısrarla Kızılbaş ve Bektaşi eklemesini yapıyorsunuz?
Bunlar günümüz gerçekliğinde birbirine alternatif ya da ayrı gruplar mıdır? Günümüzde kendini Kızılbaş veya Bektaşi olarak tanımlayan herkes, üst kimlik olarak Alevidir.
“Alevi” demek yerine neden yan kavramlara sığınılıyor?
Kızılbaşlık da Bektaşilik de özünde Aleviliktir. Tarihte var olan diğer ocaklar veya kollardan bugün ayrı bir topluluk olarak bahsetmek günümüz gerçekliğiyle bağdaşmaz. Bektaşiler de dahil olmak üzere bu tanımın içinde yer alan herkes kendini Alevi olarak ifade eder.
Bektaşiliği ayrı bir isim gibi sunanlar, neden diğer ocakların adlarını saymayıp sadece bunu öne çıkarıyor?
Demek ki pek çok kimse, kullandığı kelimelerin derinliğini bilmeden, sırf “farklı ve bilgili görünmek” adına bu kavramları art arda dizmektedir.
İşin özü ve apaçık hakikat şudur: Alevi, Bektaşi ve Kızılbaş; aynı inanç ve kültür dünyasının ayrılmaz birer parçasıdır, hepsi bir ve aynıdır.